Son günlerde çeşitli yapı malzemeleri üretimi yapan bir firmanın sözcüsü, kendi pazar payını korumak için sahip olduğu akademik birikiminden beklenmedik biçimde yanlış ve taraflı açıklamalar ile, bağlı olduğu grubun menfaatleri doğrultusunda kamuoyunu yanıltmaya çalışmaktadır. Bu konuda yapılan yalan beyanların nedeni gerçeklerin üzerini örtmek suretiyle konuyla ilgili bilgi sahibi olmayanların kafasını karıştırmaktan ibarettir.2001 ekonomik krizinden hemen sonra ekonomik olarak dışarıya bağlı olmanın ve yoğun devlet borçlanmasının nedenleri hep tartışılıp durdu. Bu tartışmaların bir kısmı kendi doğal kaynaklarımızın, madenlerimizin gün ışığına çıkarılmaması ve çıkarılanlarında ekonomik ölçüde yeteri kadar iyi değerlendirilememesidir. Madenlerimizi çıkarıyor ve onlardan son ürünler elde etmeden satıyoruz diye hep tartışma konusu oldu. Bu konuda yapılan milli çalışmaların yabancı şirketler tarafından da hep önünün kesildiği söylendi durdu. Bizim de konumuz aslında bu gerçeğin bir parçasıdır.

Ülkemizin sahip olduğu öz kaynakların gün ışığına çıkartma ve bunları sanayi ürünü haline dönüştürme çabalarımız, bu ürünlerin ikamesi olan ve Avrupa’da terk edilmekte olan bir teknolojinin ürünlerini ithal ederek veya terk edilen bu teknolojiyi kullanarak, sanki yeni bir teknolojiymiş gibi lanse eden ve bu ürünleri Türkiye’de pazarlayan firmaların işlerine gelmemektedir. Fakat; ‘mızrak çuvala girmez.’ Dünya rezervlerinin %50′sine sahip olduğumuz Bims madenlerinin ülkemiz için bir şanstır. Çünkü; doğal bir malzeme olan süngerimsi gözeneklere sahip ve de yıllar önce Ayasofya Cami’sinin kubbesinde kullanılan bu doğal ürün aynı zamanda aynı zamanda sağlığa son derece faydalıdır. Toz haline getirilerek diş macununda, sabunlarda ve kozmetik sektöründe bunlara ek olarak 22 ayrı endüstriyel alanda kullanılan bu madenle yapılan Blok Bims’ler inşaat sektöründe ses ve ısı izolasyonu sağlamaktadır. Kendi karakteristik yapısından dolayı deprem dalgalarına karşı son derece esnek ve mukavemeti yüksektir. Bu söylediklerimle ilgili olarak,akademisyenlere Bims üzerinde çalışma ve araştırmalarını yaparak Türkiye’nin bu madeninin daha iyi tanıtılmasına çalışmışlar ve ülkemiz ekonomisine ciddi bir katkı sağlayacağının da bilimsel olarak ispatını yapmışlardır. Son yıllarda, el değmeden Blok Bims üretilmeye başlanmış olup, ürettiğimiz tüm ürünlerimizin tamamının Avrupa normları doğrultusunda TSE EN 771-3 ve CE belgeleri mevcuttur. Buna ek olarak kurumsallaşma sürecinde de adımları atılmıştır. Kaliteli ürün üretmenin koşullarından biride yönetimde ve denetimde kaliteye gereken önemi vermektedir. Bunun için ISO-9001-2000 Kalite Yönetim Sistemi çalışmaları tamamlanarak, yönetimde kalitemiz belgelenmiştir.

Bazı firma yöneticileri basında yaptıkları açıklamalarda belirttikleri gibi biriket üreticileri ile Bims üreticilerini birbirlerini karıştırmaktadır. Lütfen bu konuda daha dikkatli olalım. Ülkemizde bu şekilde davranışlar ve sözler sektörümüze zarar vermektedir. Çünkü, gelişmiş ülkeler Bims ham maddesini Türkiye’den ithal ederek Blok Bims imalatı yapmakta ve kendi inşaat sektörlerine hizmet etmektedirler. Bu sayede binalarında %20 enerji tasarrufu sağladığı için Almaya’ da ki Bims’ten mamul yapı elemanlarının Pazar payı %40 ‘a çıkmıştır. Almanya’da ki inşaatların yarısı Blok Bims’le  yapılıyor, ülkemizde ise halen Pazar payımız %13′ ler civarındadır. ATO Başkanı Sinan Aygün’ünde dediği gibi bu bir Türkiye gerçeği, ülkemizin öz kaynaklarını daha rantabl kullanarak ülke ekonomisine katkıda buluyor olmaktan son derece mutluyum. Sonunda gerçekler ortaya çıkacak ve de bu sektör hak ettiği yere gelecektir.

Büyük bir lobi faaliyetiyle sektörümüzün önünü kesmek isteyenler, birazcık araştırma yaparlar ve sonra da vicdanlarının seslerini dinleyerek düşüncelerini yazarlarsa daha isabetli olur diye düşünüyorum. Çünkü bu ülke bizim. Öz kaynaklarımıza karşı olmak nasıl bir anlayıştır anlayamıyorum. Sadece gereksiz bir ampulü söndürmek enerji tasarrufu için yeterli değildir. Binalarımızın ısı izolasyonundan elde edeceği enerji tasarrufu 6 milyar dolardan fazladır. Gerekli teknik standartlar altında üretilen yapı blokları kullanıldığı zaman bu tasarruf sağlanabilmektedir. Akademisyenlerimizin yaptığı araştırmalarla bu sonuçlar ispat edilmiştir. Bu sebeple sahip olduğumuz öz kaynakları kullanarak üretim yapmak ve mamul madde üreterek marka haline getirmek, yurtdışına hammadde değil mamul madde ihracatı yapmak ve ülke ekonomisine döviz getirmek hedefimiz olmalıdır.

Kaynak: www.bimsader.org